Cüneyt Arkın!

Kulübümüzün Youtube kanalı için hazırladığı Cüneyt Arkın’a saygı duruşu niteliğindeki videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz. Ve yine beğenmekten ve kanalımıza abone olmaktan çekinmeyin.

Share

A Scanner Darkly (2006) – Bisiklet Sahnesi

     ‘A Scanner Darkly’ her sahnesine paranoyanın nüfuz ettiği bir film. Ama film, bu paranoya atmosferini her sahnede izleyicinin gözüne sokmadan, sessiz ve derinden yaratıyor. Günlük olaylar ve konuşmalardan oluşan sahnelerde bile filmin bütününe yayılmış olan uyuşturucu ve medya merkezli paranoyanın izlerine rastlanabiliyor. Bu sayede, filmin yaratmaya çalıştığı genel atmosferin izlerine filmin en önemsiz sahnesinde bile rastlamak mümkün. Buna çok iyi bir örnek ise hiçbir önem arz etmiyor gibi görünen, ama aslında karakterler ve onların içine düştükleri durumla ile ilgili çok şey ifade eden ‘Bisiklet Sahnesi’. (daha&helliip;)

Share

Garip Filmler Günlüğü: Belladonna of Sadness (1973)

     “Hüzünlü Belladonna” bir Japon animasyonu. Ama eğer herhangi bir ‘anime’ olsaydı, yalnızca sıra dışı ve garip filmleri değerlendirdiğimiz “Garip Filmler Günlüğü” köşemizde yer almazdı. “Hüzünlü Belladonna” (ya da daha doğru bir çeviri ile “Hüznün Belladonna’sı”) orantısız çizimleri ve suluboya renkleriyle Avrupa, ‘saykodelik’ sahneleri ile Amerikan, abartılı seslendirmesi ve karaokeyi andıran müzikleri ile ise Japon yapımlarına yakın duruyor. Bunların ilginç bir karışımı olarak da hepsine uzak aslında. (daha&helliip;)

Share

Soundtrack İncelemesi: Inherent Vice (2014)

     Eğer olur da modern Amerikan sinemasının dahi çocuğu Paul Thomas Anderson’ın şimdilik en son uzun metrajlı filmi “Inherent Vice”ı izlerseniz ve olan bitene pek bir anlam veremezseniz, hatta karmaşık olay örgüsünün içinde kendinizi yoğun sisli bir gecede hiç bilmediğiniz bir yerde kaybolmuş gibi hissederseniz, merak etmeyin; yalnız değilsiniz… Zira filmin başkarakteri, özel dedektif Doc Sportello’nun durumu da sizden çok farklı değil. (daha&helliip;)

Share

Hayallerimize Güç Veren Karakter: Frances Ha!

     Noah Baumbach’ın bu etkileyici ve keyifli filmini, kış günlerini değişiklik yapıp siyah-beyaz bir film eşliğinde renklendirmek ve yeni yılda biraz daha hayallerine sarılmak isteyenlere özellikle tavsiye etmekteyim.

     Bir çoğumuzun gerçekleşmeyen hayaller ve hayatın acımasızlıkları dolayısıyla “tutunamadığını” hissettiği anlar vardır, daha doğrusu herkesin hayatında bir “Frances” dönemi vardır diyebiliriz. İzlediğimiz çoğu filmdeki gibi parlak ve düşlediğimiz gibi olmayan dünyayı, gerçek hayatın kimi zaman nefes kesen acılarını olduğu gibi günlük hayatın içinde bize sunuyor yönetmen Noah Baumbach da. Hayalini kurduğu hayatı bir türlü yaşayamayan çocuk ruhlu karakterimizin yetişkin haline geldiği süreci izlerken kırgınlıklarını paylaşıyoruz bu filmde. (daha&helliip;)

Share

Short Term 12 (2013)

     Biz “yaşamak” isterken, buralarda “hayatta kalmaya” çalışan insanlar var, kimi zaman hayatta kalmak dahi istemeyen insanlar. Kafasının içinde paylaşamadığı, paylaşmaya korktuğu onca düşünce içinde boğulurken, gerçekler ona nefes aldırmayacak kadar acı verirken “onu yaşamaya devam etmeye zorlayan nedir?” diye düşündürüyor ‘Short Term 12’. Eğer onun yerinde ben olsam katlanamazdım derken görüyoruz ki hepimizi hayatta tutan veya yaşatan şey özünde aynı. Hepimizin tüm çirkinlikler içinde hayattan, diğer insanlardan beklediği tek şey sevgi… (daha&helliip;)

Share

Don’t Look Now (1973) – İlk ve Son Sahneler

     İki saattir izlediğiniz her şeyin son on dakika içinde anlam kazandığı filmler vardır. En bilinen örneklerden: The Sixth Sense, Usual Suspects, Memento, Oldboy… Bu tür filmler başı sonu belli olan lineer bir yol izlemek yerine, sonlarını filmin içinde bulunan ama izleyicinin farkına varmadığı (hatta varamayacağı) bir öğeye bağlayarak kapalı bir şekil çizmeyi tercih ederler. Genelde bu tür filmlere Türkçe’de ‘sürpriz sonlu film’ denilir ve sonları ile izleyiciyi şaşkına çevirirler, ona “Ben bunu nasıl göremedim?!”, “Ben aptal mıyım?” gibisinden sorular sordurturlar. Nicolas Roeg’un yönettiği psikolojik gerilim klasiği ‘Don’t Look Now’ her ne kadar sözü geçen ‘sürpriz sonlu film’ kategorisine sokulsa da aslında bunun böyle olmadığını, filmin ilk ve özellikle son sahnesini inceleyerek görebiliriz.

Not: Yazının devamı filmin sürpriz gelişmelerini ele vermektedir. (daha&helliip;)

Share

Soğuk Kış Günlerinde İçinizi Isıtacak Bir Film: Me and Earl and the Dying Girl

     Etkileyici bulduğumuz ve kaçırılmaması gerektiğini düşündüğümüz filmler aslında çok kaliteli veya sağlam yapımlar değil bana sorarsanız. İçinde kendimizden ufak parçalar bulmamız sonucu kalbimize dokunan bir film “izlenmesi tavsiye edilenler” listemize ekleniverir, hatta favori filmlerimiz arasında iddialı bir yer alabilir. “Me and Earl and Dying Girl” benim için böyle bir film; sağlam bir senaryosu, karakterlerin derinliği ve harika görselliği olduğunu söyleyemeyeceğim ama kendi içinde yakaladığı uyum ile sizi tahmin etmediğiniz kadar derinden etkileyebilecek, seyri fazlasıyla keyifli bir film.  (daha&helliip;)

Share