A Scanner Darkly (2006) – Bisiklet Sahnesi

     ‘A Scanner Darkly’ her sahnesine paranoyanın nüfuz ettiği bir film. Ama film, bu paranoya atmosferini her sahnede izleyicinin gözüne sokmadan, sessiz ve derinden yaratıyor. Günlük olaylar ve konuşmalardan oluşan sahnelerde bile filmin bütününe yayılmış olan uyuşturucu ve medya merkezli paranoyanın izlerine rastlanabiliyor. Bu sayede, filmin yaratmaya çalıştığı genel atmosferin izlerine filmin en önemsiz sahnesinde bile rastlamak mümkün. Buna çok iyi bir örnek ise hiçbir önem arz etmiyor gibi görünen, ama aslında karakterler ve onların içine düştükleri durumla ile ilgili çok şey ifade eden ‘Bisiklet Sahnesi’. (daha&helliip;)

Share

Don’t Look Now (1973) – İlk ve Son Sahneler

     İki saattir izlediğiniz her şeyin son on dakika içinde anlam kazandığı filmler vardır. En bilinen örneklerden: The Sixth Sense, Usual Suspects, Memento, Oldboy… Bu tür filmler başı sonu belli olan lineer bir yol izlemek yerine, sonlarını filmin içinde bulunan ama izleyicinin farkına varmadığı (hatta varamayacağı) bir öğeye bağlayarak kapalı bir şekil çizmeyi tercih ederler. Genelde bu tür filmlere Türkçe’de ‘sürpriz sonlu film’ denilir ve sonları ile izleyiciyi şaşkına çevirirler, ona “Ben bunu nasıl göremedim?!”, “Ben aptal mıyım?” gibisinden sorular sordurturlar. Nicolas Roeg’un yönettiği psikolojik gerilim klasiği ‘Don’t Look Now’ her ne kadar sözü geçen ‘sürpriz sonlu film’ kategorisine sokulsa da aslında bunun böyle olmadığını, filmin ilk ve özellikle son sahnesini inceleyerek görebiliriz.

Not: Yazının devamı filmin sürpriz gelişmelerini ele vermektedir. (daha&helliip;)

Share