Soundtrack İncelemesi: Inherent Vice (2014)

     Eğer olur da modern Amerikan sinemasının dahi çocuğu Paul Thomas Anderson’ın şimdilik en son uzun metrajlı filmi “Inherent Vice”ı izlerseniz ve olan bitene pek bir anlam veremezseniz, hatta karmaşık olay örgüsünün içinde kendinizi yoğun sisli bir gecede hiç bilmediğiniz bir yerde kaybolmuş gibi hissederseniz, merak etmeyin; yalnız değilsiniz… Zira filmin başkarakteri, özel dedektif Doc Sportello’nun durumu da sizden çok farklı değil. (daha&helliip;)

Share

Naked City – Bonehead & Hellraiser (Funny Games)

     “Funny Games”i (1997) Haneke’nin en oyuncu filmi kabul edebiliriz. Film boyunca dördüncü duvarı yıkma, şiddet yüklü filmleri tiye alma ve geleneksel hikaye öğeleriyle oynama gibi durumlarla sık sık karşılaşırız. Paul’un kameraya bakıp konuştuğu sahneler, filmin ortasında Paul ve Peter’in evden çıkıp uzun bir süre sonra geri dönmeleri, filmin sonlarına doğru kurgu ve gerçeklik üzerine olan tartışma ve tabii ki, ünlü kumanda sahnesi… Filmde dolusuyla oyun bulmak mümkün (hikayenin bir parçası olan sadistik oyunları saymıyoruz bile).

     Haneke’nin seyirciye oynadığı en erken oyun ise filmin açılış jeneriklerinde kendini gösterir. İdeal evli çiftimiz Georg ve Anna birbirlerine kalsik müzik parçaları açıp hangi parça olduğunu tahmin etmeye çalıştıkları bir (evet, yine) oyun oynamaktadır. Anna ve Georg oyunlarına devam ederken film, açılış jenerikleri ile birlikte, bir anda seyircinin duyabileceği belki de en dehşet yüklü ve gürültülü müziklerden birini son ses çalmaya başlar. Çalan şarkı (ya da ses, gürültü, her ne ise…), aynı filmin kendisi gibi, dinleyicisini rahatsız etme amacı taşıdığı besbelli olan bir parçadır. Çalan şey o kadar direkttir ki, seyirci bunun kendisine yönelik bir saldırı olduğunu kavrar; hatta kavrayamadan bile önce, bunu iliklerine kadar hisseder. Her şeyin kurgu olduğunu bilmemize rağmen hissettiğimiz bu rahatsızlık, Haneke’nin de tam vermek istediği şeydir aslında.

(daha&helliip;)

Share